Önceki yıllarda en çok satanlar listesinde bir kitap uzun süre yer almaktaydı. Adı da oldukça ilginçti “Zengin Baba Yoksul Baba“… Günümüzün sosyal medyalarından olan instagramda, motivasyon, kişisel gelişim gibi sayfalarda Robert Kiyosaki‘nin yazmış olduğu bu Zengin Baba Yoksul Baba kitabından bir kaç cümle söylenirdi ve kitap hakkında merak uyandırılırdı…
Okuyup, bitirmiş olduğum kitap Alfa Yayınlarından çıkmış ve 28.Baskı olan tam 400 sayfalık yeni basım bir Zengin Baba Yoksul Baba kopyası. Ben bu kitabı dediğim gibi instagram bir paylaşımda zenginlerin daha çok zengin olmasını sağlayan vergi sistemi üzerine sözünü görünce merak etmiştim ve temin ettikten sonra okudum, gelin görün ki tam bir hayal kırıklığı…
İlk olarak ne umduğumu söyleyeyim… Şimdi kitabın kapağında “Zenginler çocuklarına, orta sınıf ve alt sınıfın parayla ilgili öğretmediği neyi öğretiyor” sözü yer almakta ve bu söz beni yakalayan bir sözdü. Bu söze istinaden kitapta bir nevi ticari sırlar, vergi yöntemleri, para kazanma taktikleri, yada bankalarla olan işlemler gibi özellikli bilgilerin yer almasını umuyordum. Ama tam bir fiyasko…
Kitap iki küçük çocukla başlıyor ve 200 sayfa okuyorsunuz, diyorsunuz eee ne öğrendim yani? Cevap veriyorum hiç…
Belki de benim ihtiyacım olan bilgilere rastlayamam bu yazıyı bu şekil yazmama sebep olmuş olabilir. Çokta hakkını yemeyeceğim ama o kadar başucu bir kitap değil benim için.
Beni yakalamasına neden olan söz, zenginlerin vergi olayına bakışı ile ilgili olan bir sözdü. Çünkü benim de bir firmam var ve kestiğim faturalar nispetinde vergi vermekteydim. Onun sözü sayesinde biraz zihnim açılmış olabilir ama kitabın tam bir pazarlama olayı olmasını zaten Robert Kiyosaki’de itiraf etmekte…
Sadede gelirsem kitapta neler var neler yok biraz değinmek istiyorum. Zengin Baba Yoksul Baba kitap özeti arayan olursa bu yazım ona bir referans olması dileğiyle ben bu kitabı şu şekil özetliyorum…
Kitabın içeriğini 10 maddede sıralayabiliriz;
- Zengin olmak için güçlü bir neden bulun: Bu kitabın içeriğinde kolay yoldan para kazanma olayı olmadığı için neredeyse tüm yollar sabırlı olmak ve zorluğa katlanmayla geçmekte. Aslında aman aman bir yöntem söylemiyor, söylediğim 10 maddenin etrafında kitap şekilleniyor. İlk olarak diyor ki, zengin olmayı istemek için güçlü bir nedenin varsa, karşına çıkan zorluklarda pes etmezsin, yada uzun vadede gelecek başarı için sabretmeyi göze alabilecek bir irade ve nedenin olmalı diyor. Kendisi için bu olayı vaktini kendisini değerlendirebilme, özgürce seyahat edebilme, istediklerini alabilme, daha rahat bir yaşam gibi nedenler sıralıyor. Ve de diyor ki olimpiyat madalyası almak isteyen bir yüzücünün saatlerini havuzda geçirmesi, arkadaşları ile buluşmak yerine antrenman yapması için güçlü bir nedeni olmalı gibi… Siz de kendinize bir neden bulun. Benimde kendimce nedenlerim var…
- Harcama alışkanlığın senin kim olduğunu ve olacağını gösterir: Her gün bir seçim ile karşı karşıyayız, ya ihtiyacın olmayan ama kendini zengin gibi hissettiren şeylere paranı harcar ve sonrasında ön göremediğin durumlarda ağlarsın, yada sabırlı olur, harcamalarını minimum düzeye indirir ve hedefin doğrultusunda birikim ve yatırım yaparak kendi milyoner hayatını yaşarsın…
- Dostlarını özenle seç: Genel bir söz vardır, sen en çok görüştüğün 5 kişinin ortalamasısın der. Robert Kiyosaki’de diyor ki arkadaşlarını iyi seç, benim milyarder arkadaşım da var yoksul arkadaşım da var, hepsinden bir şeyler öğrenebiliyorum, yalnız yoksul ve korkaklara dikkat et der, çünkü onların yatırım konusunda her zaman olumsuz bir senaryoları olabilir demekte.
- Bir işte ustalaşın sonra yeni formüle hızla geçin: Robert Kiyosaki, kendisinin de yılda en az 2 tane eğitime ve seminere katıldığı söyler. Bir keresinde ipotekli evleri nasıl satın alabileceğini gösteren bir eğitime katılmıştır ve oradan öğrendikleri ile iyi paralar kazandığını söylemiştir. Ama zamanla bu pazarında dolduğunu ve bu yüzden yeni para getiren aktifler bulmak için çalışmalara başlaması gerektiğini bildiğini söyler. Kısacası araba mı satacaksın ev mi satacaksın, bu işin ustası ol, baktın ekmek çıkmıyor eskisi gibi hemen hızlıca yeni bir alana yönel ve hızlıca o işi kavra der…
- Önce kendinize para ayırın: Adam diyor ki, maaşı alınca paraları hemen ortamlarda ezmeyin, yada kendinize güzel bir saat, yeni bir spor ayakkabı yada daha iyi bir araba almaya harcamayın diyor. Önce biraz kendinize para ayırın ve bunu yatırıma dönüştürün. Masraflarını kıs diyor, yine boyuna aşan işlere de kalkışma diyor. Lakin bu yatırım konusunda zaman zaman sıkışma yaşarsan da hemen korkma, kendine yeni para gelirleri nasıl bulurum buna kafa yor diyor…
- Simsarların hakkını verin: Bazı işlerde bazı kişiler tam bir cambaz olmuşlardır, nerede kelepir mal var ne şekil alınabilir yada işinin ehli bir muhasebeci sizi oldukça ihya edebilir. Sırf ucuz olması sebebiyle tuttuğunuz bir muhasebeci yerine size sistemin açıklarını söyleyecek yada herkesin pek bilmediği yöntemleri öğretecek kişilere iyi para ödeyin ki siz de daha fazla kazanasınız der. Bu konuda da kendi örneği Amerikan emlak piyasası nasıl bilmiyorum ama elindeki bir gayrimenkulu daha yüksek bir gayrimenkul ile değiştirirsen, doğacak vergi yükünü erteleme şansından falan bahsediyor. Bizim Türkiye’de bu tarz bir durum var mıdır, araştırıp bakmak lazım. işte araştıramam, nereye bakacağımı bilmiyorum dersen, bu konularda iyi bir muhasebeci, iyi bir avukat sizi her yerde kazanan tarafta yer aldırabilir…
- Karşılık ödemeden almanın gücü: Bir Kızılderili hikayesi anlatıyor, kızılderililer ile göçmenler arasında bir battaniye mevzusu var, göçmen üşüyünce kızılderili ona battaniye veriyor, sonra da istiyor, göçmen ise battaniyeyi ona hediye verdiğini düşünüyor bozuluyor falan. Robert Kiyosaki ise bu örneği 50 bin dolara bir ev aldığını, bu evin kış sezonunda kirası yüksek diğer zamanlarda normal bir kira oranıyla 3 senede kendisini amorti ettiğini söyleyerek yapmış olduğu yatırımı kızılderilinin battaniyeyi geri istemesi gibi, sizde yapacağınız yatırımdan paranızı geri isteyecek tarzda yatırım yapmanızı söylüyor.
- Kendini şımartacaksan, zengin olduktan sonra şımart: Robert Kiyosaki, canım Porsche almak isterse bankaya kredi çekmeye gitmem, aktiflerimden yani para getiren yatırımlardan gelen paralarla alırım diyor. Türkçesi parayı bulunca hemen araba değiştirme, yada lüks harcama yapma. Önce yatırımını yap, yatırımlarından gelen paralarla kendine ne alacaksan al diyor. Sıralama önemli… Aksi halde maymunların bir şey yemeden önce makatlarına bakmasını örnek gösteriyor. Maymun çıkartamayacağı şeyi yemezmiş, diyor ki totona güvenebilirsen al bu lüksleri…
- Başkalarının akıllarını kullanın: Piyasada nam yapmış bir çok başarılı insan var, örnek olarak Warren Buffet, Donald Trump, Peter Lynch gibi üstatların hayatlarından çıkarılacak çok fazla ders olduğunu, onları iyi analiz ederek düşünce yapılarını kendimize merkez alabileceğimizi söylüyor. Burada kendim için ek parantez açayım. Bu tarz bir kitap olarak ilk defa Üzeyir Garih‘in bir kitabını okumuştum, kitap gerçekten tecrübelerden oluşuyordu ve benim de faydalandığım bir çok bilgi vardı….
- Neye ihtiyacın varsa önce ver: Robert Kiyosaki paraya ihtiyacım varsa kiliselere, derneklere bağış yaparım, sonrasında o paraların kat ve kat fazlasının bana döndüğünü görürüm der. Zamana ihtiyacım varsa zamanımı birilerine feda ederim, zaman bollaşır der gibi bir şeyler söylüyor. Burada kiliselere, derneklere para vererek ne kastettiğini tam anlamadım, belki biri beni de aydınlatır. Ama şöyle bir şey daha diyor, Tanrı’nın almaya ihtiyacı yok, ama insanın alması için vermeye ihtiyacı var diyor. Kendi örneğimi verirsem, balık tutmak için bile yem takıyoruz, varın siz hesabını yapın. Daha net örnekler biliyorsanız yorum olarak bize yazın…
Yukarıda bahsettiğim 10 maddede kitap şekilleniyor, içerisini hikayeler uzatmalar falan, sonrasında ise kitabın 350 sayfasından itibaren de bu 10 madde yetmediyse size benim yaptıklarımı anlatayım diyor, şöyle sıralıyor;
- Şuanda yaptığın şey seni hayallerine götürmüyorsa, yaptığın şeyi bırak ve değerlendir. İşe yaramayan şeyi bırak ve yarayacak şey bul der.
- Yeni yatırım fikirleri bulmaya odaklanın der, kendisinin nasıl yapılır tarzda kitaplara ilgi duyduğunu ve buralardan güzel yatırım fikirleri elde ettiğini söyler.
- Yapmak istediğinizi başarmış birini bul ve ondan akıl al yada nasıl yaptığını öğretmesini iste der (bunu Türkiye şartlarında yapabilmek nasıl olur bilmiyorum)
- Hedefiniz doğrultusunda kurslara, seminerlere, paralı eğitimlere gidin ve oralarda para harcayın der
- Bir emlak bulduysanız gerçek değeri belirlemek adına fiyat teklifi yapın der, bazen kendisi direk %50 fiyatı teklif ettiğini ama bu sayede emlağın gerçek değerini öğrendiğini falan söylüyor da Türkiye’de ne tutturursan yada yersen…
- Uzun süre satılık tabelası duran evleri gözüne kestir der. Kendisinin bu işi yaparken koşmayı kullandığını, mahallesinde kısa bir koşu yaparken bu tarz evleri tespit ettiğini ve uygun zamanda çok uygun fiyata evler aldığını söyler.
- Borsa konusunda hangi hisse senetlerini alacağına karar verme konusunda Peter Lynch‘in “Beating The Street” (Sokakları Mat Edin) kitabında bahsedilen ilkelere göre hareket ettiğini söyler.
- Borsada yükselirken satın almalar yerine alırken kazanmanın mantığını öğrenin der.
- Bakış açını değiştir ve büyük düşün der. Şirketi için bilgisayar alacaktır ama daha iyi bir fiyat alabilmek için bir kaç arkadaşına telefon açar ve onların da ihtiyaçları olduğu için alacağı ürünleri toptan fiyata daha uygun alabilmekte. Yani Türkiye’de yapılabilir mi, neden olmasın ama örnekler için biraz kafa yorulmalı.
- Son olarak ta hareket ataleti yener der. Bizim de bir atasözümüz var Gezen tilki yatan aslandan iyidir…
Epey uzun bir Zengin Baba Yoksul Baba kitap özeti oldu ama kitap hemen hemen bu ana başlıklar altında dönmekte. Dediğim gibi bana aman aman bir şey katmadı ama başka birisi için güzel bir başlangıç olabilir.
Bir anısını paylaşmakta, bir gün Endonezya gibi bir yerde sanırım, orada kendisiyle röportaj yapan gazetecinin bir gün bende sizin gibi bir yazar olmak istiyorum demesi üzerine, biraz satış eğitimi alsan bu olabilir der. Gazetecide ben alanımda yüksek lisans yaptım, satışın benim işimle ne alakası der ve Robert Kiyosaki’ye kızar. Robert Kiyosaki de o an keşke demeseydim der içinden ama hemen durumu toparlamak adına kitabın üzerinde ne yazdığını gösterir. En çok satan yazar der, en iyi yazan yazar değil diyerek, bu işin bir satış pazarlama usulü olduğunu söylese de gazeteci kızgınlıkla gider.
Robert Kiyosaki kitabında bir kaç kez bu olayın satış pazarlama olduğunu, kitabın isminin, karşı çıktığı durumların insanlar tarafından reaksiyon alacağını ve bu sayede, tv, radyo, dergi, gazete gibi yerlere bol bol çıkacağını bilerek böyle yaptığını söyler…
Sonuç olarak, vaktiniz var ise okuyun ama benim yazmış olduğum bu anahatlar yeterli gelecektir. Çünkü geri kalan kelime israfı. Varsa bu kitap hakkında görüşleriniz bu yazının altına yorum olarak yazmanızı bekliyorum, belki de başkaları için daha başka vizyonlar açmıştır, kim bilir…
Asıl mesleği makine mühendisi olan Emre Seymenler, sahip olduğu bir çok internet sitesi üzerinde de zaman buldukça yazılar yazmaktadır. Arama motoru optimizasyonu konusunda bir çok firma ve kuruluşa hizmet veren Emre Seymenler, periyodik kontrol hizmeti verdiği firması olan Prusa Mühendislik internet sitesinde ise iş ekipmanlarının periyodik kontrolü üzerine yazılar yazmaktadır.Endüstri.io sitesinde endüstriyel alanlara yönelmektedir.
